|
KIRŞEHİR MERKEZ
Kırşehir'in eski çağlarda adının, PARNASSOS veya
MAKİSSOS Olduğu ifade edilir. Hititler döneminde Kırşehir bölgesine;
Ahiyuva Ülkesi Denilmektedir.

Hitit Dönemi (M.Ö. 1850-1200)
Kızılırmak çevresinde yoğun olarak Hitit yerleşimlerine rastlanmaktadır.
Hitit uygarlığının Başkenti Hattuşa'nın yakınlığı, Kale höyük kazıları
ve uygarlığın önemli sembol anıtları ile ilgili taş taslaklar, yerleşim
dokusu, 100'ün üzerinde tescilli Höyük ve savunma yapıları dikkat
çekmektedir.
Kırşehir'in 11.y.y' da Selçuklular döneminde
adı; Gülşehirolarak geçmektedir. Moğol istilasına karşı koyan Kırşehir;
Türk Kültür Merkezlerinin en önemlilerinden biri olmuştur. Kırşehir'e
damgasını vuranAnadolu Selçuklu Döneminde;
Aşık Paşa
Ahi Evran
Ahmed Gülşehri
Hacı Bektaş-i Veli
Yunus Emre
Caca Bey
Şeyh Edebali
Süleyman Türkmani
Kırşehir de yaşamıştır.
Kırşehir;II. Murat zamanında Osmanlılar
yönetimine girmiştir.
Kurtuluş Savaşında birçok Şehit ve Gazisiyle
Kırşehir; 1924 yılında İl oldu.

Yunus Emre / Ahi Evran/ Hacıbektaş
Dadaloğlu
Ahi Evran Geleneği
Besmele ile açılır DükkanımızAhi
Evran'dır Pirimiz Üstadımız.
Tarihte Kırşehir'de yaşamış Büyükler
Ahi Evranı Veli (1215-1308)
Şeyh Mahmud Nasuriddin
13
yüzyılda Horasandan Anadolu'ya göç eden Ahi Evran'ın Kimliği hakkında
Hacıbektaş Velayet namesinde; Ahi Evran Büyük Alaaddin Keykubat'ın
çağdaşı olarak gösterilir. 1260 yılında Kırşehir'e gelen Osmanlı
dönemi Anadolu'sunda bütün sanatların piri kabul edilen Ahi Evran
için, Gülşehri bir mesnevi yazmıştır.Kırşehir ve çevresine aydınlık
olmuş, Anadolu'yu bölünmez bir bütün olarak ayakta tutmayı başarmıştır.
13.yüzyılda Anadolu da fikri hayatın iman ve inanç birliğini sağlayan,
örgütleyen, yöneten ve manevi güç ile kuvvetlendiren, esnaf ve sanatkarımızın
piri Ahi Evran 93 yaşında Kırşehir de vefat etmiştir.Çok sevdiği
Kırşehirlilerden ölünce mezarı yanına bir zaviye yapılmasını, buna
bir de mescit eklenmesini istediği anlaşılmaktadır.Bugün Kırşehir
de; Türk işçi esnaf ve zanaatkarı'nın 13 yüzyıldan beri Ahi Evran'ın
felsefesi ve esnaf önderliğini festivallerle kutlamaktadır.
AHİLİKBir insan bilimidir.
Her şeyde, her zamanDenge ve Düzen Tutturandır.
Dağıtan değil,Toplayandır.
Yıkan değil,Yapan.
Dünya ve Ahiret DengesiTutturandır.AHİLİK
Aşık Paşa (1272-1333)
Aşık
Paşa Türk Edebiyatı tarihine 12 bin beyitten oluşan Garipname adıyla
bir eser bırakmıştır.Türk Dilinin arı katıksız örneklerinden birisi
olan Garipname; ahlak, felsefe, psikoloji, tasavvuf fikirleri ile
doludur.
"Türk Dilinde yeni manalar bulalar Türk-Tacik
cümle yoldaş olalar Yol içinde birbirini yirmiye Dile bakıp maniyi
hor görmiye."
Aşık Paşa Türbesi
Caca Bey (1240- (Cacaoğlu
Nurettin Cebrail)
Kırşehir
Emiri Büyük ve tarihi ve ilmi bir şahsiyettir.Genç yaşında zekası
ile bir çok hizmetlerde bulunmuştur.O'nun zekasını Mevlana Celaleddin
Rumi yazmış olduğu mektubunda;
"Emir, Büyük Kumandan, alim, adil, iyilik
sever zafer kazanmış, dindar, yardımcı, hayır işlerinde başarılı,
ikram edici, cömert, merhametli, affedici, temiz, zeki, dinin ve
devletin nuru, Müslümanların azizlerin meliklerin ve sultanların
dayanağı, ululukların babası, merhum emir Bahaeddin Caca'nın oğlu
Cebrail"
Caca
Bey Medresesi
Ahmed Gülşehri (1250-1335)
Bir
zamanlar Gülşehri diye bilinen Kırşehir de doğan, gençliğinde edebiyat
ve tasavvuf öğrenen, Cacabey Medresesin de yetişmiş, Arapça ve Farsça
bilmesine rağmen eserlerini ana dili Türkçe yazmış. 14 yüzyılın
önemli Türk Şairlerindendir.En Önemli eseri Feridüddin Attar'ın
Mantık'ut- Tayr tercümesidir. Bu mesnevileri Türkçe ye çevirmiştir.
Ayrıca Ahmed Gülşehri gazel şeklinde şiirler yazmış milli edebiyatımıza
öz dilden örnekler bırakmıştır.50 yıl Ahi Evran ile birlikte yaşamıştır.
Ahi Evran son günlerinde Ahilik postunu Gülşehri'ne bırakmıştır
"Nevbahar oldu kim bülbül söyleye Aşkını
maşukuna şerh eyleye Kamu sözü gelki terk eyliyelim Bülbül ile gül
sözü söyliyelim."
Süleyman Türkmani (1214-1298)
Yesevi tarikatına mensup Horasanlı Tasavvuf
ehli Süleyman Türkmani'nin nerede doğduğu belli değildir. Türkmen
aşiretleri ile Anadolu'ya gelmiş, Konya'ya yerleşmiş Mevlana Celaleddin
Rumi Medresesinde ders vermiştir. Mevlana'nın ölümüyle babasını
da kaybeden Türkmani 1239 yılında Mevleviliği yaymak üzere Kırşehir'e
gelmiştir.Kırşehir'in Büyük Şeyhlerinden olan, Süleyman Türkmani
Aşık Paşa'nın hocasıdır.Tezkere-i Evliya adlı bir eser yazmıştır.
Hacı Bektaş-ı Veli (1243-1337)
Horasan'ın Nişabur şehrinde dünyaya gelen Horasanlı bir Türk olan
Hacı Bektaş Veli, Türk Mutasavvıfı Ahmed Yesevi halifelerinden Şeyh
Lokman Pirende'den ders almıştır.1281 yılında Anadolu'ya geldiğinde
Eskişehir Seyitgazi ye yerleşti.Burada bir mağara'ya çekilerek halvete
girdi. Bu zaman Velilik mertebesine erişti. Daha sonra; Mevlana
Celaleddin Rumi'nin oğlu Arif Ulu Çelebi ile tanıştı ve Karaman
Beyi Mehmet bey hükümdarken 24 yaşında Türklük Merkezi olan Kırşehir'e
geldi.Ahi Evran Veli ile görüştü, Ahilikten ilham aldı. Sulucakara
höyük'e yerleşti.Burada Bektaşilik tarikatını kurdu.Orta Anadolu
kendisine saygı duydu. Dergahını mescidini Orhan Gazi, Türbesini
Fatih'in babası II.Murat inşa ettirdi II.Beyazıt tamir ettirdi.
Emir Ahi Dede Hacıbektaş'a bir imarethane inşa ettirdi.Hacı Bektaş
Veli Orhan Gazi'nin tahta çıkış törenlerinde bulununmuş 94 yaşında
iken vefat etmiştir.Türbesi Hacıbektaş dergahı içindedir.Hacıbektaş
dergahı orta Anadolu'nun değerli bir ziyaretgahıdır.

Yunus Emre (1238- 1320)

Hacı Bektaş Veli'nin Velayetname adlı eserinde;
"Doğum yeri Sivrihisar'ın Kuzeyinde Sarıköy'de mezarı ise Sarıköy
mezarlığının yanındadır." ifadesi bulunur.Sarıköy Tapduk Köyünde
Dergahında; Kırşehir de yaşamış her biri mana eri olan; Ahi Evran
Veli , Süleyman Türkmani, Aşık Paşa muhterem zatlardan etkilenmiş,
O havayı teneffüs etmiş ve O mana denizinden beslenmiştir. Yunus
Onlardan etkilenmiş onların feyzinden feyizlenmişdir.Yunus'un vasiyetinde
olduğu gibi. Bugün Ziyaret tepesindeki mezarı Tapduk köyüne gelen
bir patika yolun üzerindedir.
"Beni Şeyhim Tapduk'un yolu üzerine bir
yere koyun ki gelip geçenler üzerime bassın ve vücudum şeyhimin
yolunda zelil olsun"
"İy yarenler, iy gardaşlar, görün beni
nüttüm AhiEre irdüm eri buldum er eteğin tuttum AhiCanım bir gözsüz
can idi, içi dolu sen ben idiDutdum miskinlik eteğin ben menzileyitdüm
AhiGiderdüm gönlümden kini, kin kin tutanın yoktur diniİy yarenler
ben bu sözü uludan işitdüm Ahi."
Yunus Emre Türbesi
Yunus Emre Türbesi Çevre Düzenleme Projesi
HALK OZANLARIMIZ - USTALAR
Şemsi Yastıman
1923 Kırşehir de doğmuştur.
"Ölmez Sağ olursam bu yaz inşallahSılayı
bir daha görmek istiyom
Çoğuna varınca ya ağşam sabahTopraklara yüzüm sürmek istiyom.
Ne büyüktür zevki yurdu görmeninKaç senenin hasretine eremnin
Çok methedilen hele Termenin Şifalı suyuna girmek istiyom.
Sorarsan yazdın bunları niyeGelecek nesile kalsın hediyeKırşehirde
doğdum
Türkmenim diyeHer yerde göğsümü germek istiyom."
Aşık Seyfullah
1912 Kırşehir Toklumen doğumlu
"Yedi Yaşında Girdim ilim dersine
Onikisinde döndü işim tersine
Onsekizinde girdim aşkın kursuna
Düştüm bülbül gibi figana yattım."
Çekiç Ali
1933 yılında Kırşehir de doğmuştur.
"Karamanda benim yarim karaman
Bekar olsam da askerliği aramam
Sen orada ben burada duramam
Çekerim ayrılığı gider bir zaman."
Muharrem Ertaş
1913 yılında Kırşehir Yağmurlu Büyükoba Köyünde doğmuştur.
"İşte geldim işte gittim
Yaz çiçeği gibi bittim
Yalan Dünyada ne tuttum
Günüm geldi geçti gitti.
El ettiler garibime
Sığınduk gani Kerime
Toprak attılar serime
Gözüm yaşı taştı gitti."
Neşet Ertaş
1932 yılında Kırşehir de doğmuştur.
"Dane dane benleri var yüzünde
Can alıcı bakışları gözünde
Bin bir tad var edasında nazında
Bu dünyada yardan tatlı varm'ola"
"Anadolu'ya
Bağdaş kurup oturun Ahi Evran, Aşık Paşa yatırın Yunus'u da öksüz
koyman getirin Evliyalar diyarı ili Kırşehir"

Kırşehir Kalesi

Ağalar Konağı

Melikgazi Kümbeti

Selçuklu Beylikler Dönemi Fatma Hatun Kümbeti

Aşıklar Konağı

Terme Kaplıcaları

Terme Kaplıcalarının yanındaki mağara

El Sanatları

Onyxten Mermercilik

Kepez Yeraltı Şehri
|